Bu Blogda Ara

6 Şubat 2013 Çarşamba

Israr Etme Ne Olur, Çalış Seninle de Olur...

Daha konuşmaya başlamadan, bilincimizin farkında olmadığı yaşlarda başlarız ısrara karşı koymaya... "Hadi son kaşık, bu son bu son" replikleri kulaklarımızda çınlarken, ağzı yüzü yumulmuş bir şekilde kaşıkla dairesel bir savaş içerisine gireriz.. 

Büyümeye başladıkça ısrar, anne gibi sadece "bizim iyiliğimiz için" düşüncesiyle yapılan bir şey olmaktan da çıkar. Kendi menfaatine olan bir eylemde senin gücüne ihtiyacı olanların ısrarıyla karşılaşmaya başlarsın. İşte bu noktada en somut örneklere "satış"da rastlarsın...

Mağaza gezerken dibinden ayrılmayarak "peki ya buna ne dersiniz" tekerlemecisi satış danışmanı, otogarda birden kolunuzdan çekerek sizi sürükleyebilme noktasına kadar varabilecek çığırtkan, telefonunuzun ekranına sevgilinizden çok cevapsız çağrı bırakabilecek telesatışçı; ısrarcılar sınıfının en sağlam üyelerinden. Lokantacılar ve taksicileri de Melike Karakartal zamanında anmış zaten! Spam olarak bildirmekten bıktığınız mail sapığı markalar ile sms hastaları da günümüz ısrarcılarının yeni mecralarından bazıları. 

18 Ocak 2013 Cuma

İnsanlar Bizden Çok Polat'a Güvendiler!

Belki de bir çok kişi, Ukra İnşaat ile Necati Şaşmaz aracılığıyla tanışmıştı. Daha doğrusu Polat Alemdar aracılığı ile...


Ülkemizdeki lokomotif sektörlerin başında gelmekle birlikte güven endeksinde sıkıntı yaşayan ve dalgalanmaların en yoğun olduğu sektör olan inşaat sektörünün, bir çok başa oynayan (veya oynama arzusunda olan) inşaat şirketleri gibi Ukra da ünlü kullanımı (celebrity) ile kendini ifade etmek istemişti. 

Kotler, "şirketler kendi adlarını parlatmak için ünlülerin havalarını ödünç almaya başladılar" demişti reklamlarda ünlü kullanımını anlamlandırmak için. Aslında Kotler, ünlü kullanımına gidebilmek için öncelikle parlatılmaya hazır hale gelmiş olmayı da ifade etmek istemişti. Belirli bir şirket kültürü, marka kültürü yaratılıp, sizinle ilgili başarılı deneyimleri artırıp önce ağızdan ağza pazarlama mekanizmasını çalıştırmadan ünlü kullanımına gitmek, biraz popülist bir tercihe dönüşüyor. Hele ki tüketici deneyimlerinin çok daha önemli olduğu inşaat sektörü gibi sektörlerde...

7 Ocak 2013 Pazartesi

Adınız: Yiğit / BBM Pininiz: ?

03.12.1992 tarihindeki Merry Christmas içerikli ilk SMS kimden kime atıldı bilmiyorum ama ne olduysa ondan sonra oldu... Telefonların, sehpalardan cebimize girmeye başlaması ardından, çağrı cihazları da tarihin derinliklerine doğru yol alırken, yerini SMS'e bırakıyordu. Lüks/snop/elit ürün sürecini çok hızlı yaşayan cep telefonlarının yaygınlaşması beraberinde, sanki yıllardır hayalini kurduğumuz ama farkında olmadığımız ürünüymüşcesine SMS'e olan ihtiyacımızın! farkındalığı ardından, markaların da SMS'in gücünü keşfetmeleri uzun sürmedi. Doğal olarak!

Alışverişlerimiz ardından cep telefon numaralarımızı ısrarla isteyen kasiyerler, çeşitli anketlerle telefon numaralarımıza ulaşmaya çalışan markaların asıl amacını öğrenmemiz de yine çok uzun sürmedi. Özeline müdahale olarak algılayan ve ilk baştan karşı koyanlar olmakla birlikte, zaman içerisinde yoğun bir kitle tarafından benimsenerek, ciddi bir fayda elde ettiğini düşünen kitlenin büyüklüğü de hiç fena değildi. 

6 Ocak 2013 Pazar

2012

19 Aralık 2007'de merhaba diyen marketman-onair, 2012 yılını da geride bırakması ardından 5 yaşını bitirip, 6. yaşından gün almaya başladı... Süreç içerisinde bir çok pazarlama blogu gün yüzüne çıkmakla birlikte, bir çoğu da ıssız bir kasabaya büründü. Her geçen zaman sosyal medyanın artan gücü değişmemekle birlikte "özet"e olan bağlılığımız twitter gibi micro blogların popüleritisini artırıp, sessizliğe bürünen blogların nedeni olurken, yine aynı micro bloglarda gücünün farkına varanların, 140 karaktere sığamamaları da yeni doğan blogların nedeniydi. Zamanın getirileri paralelinde bu git geller devam edecek olmakla birlikte değişmeyen tek şey bilginin gücü ve paylaşım gerekliliği olacak. İlk gün de altını çizdiğimiz gibi "Bilginin yaratımı sonsuzdur ve durdurulamaz. Çünkü daha fazla birey ve topluluk bilgi açısından zenginleştikçe, bundan dolayı öğrendikçe, bilginin yetersizliğinin farkına varabilecektir." 

22 Aralık 2012 Cumartesi

THY: "Ben tek, siz hepiniz!"

2012'nin sonuna geldiğimizde, her bir mecradan 2012 yılı almanakları yayınlanmaya başladı. Doğal olarak 2012'nin en'lerine yönelik en kapsamlı çalışma yapanlarının başında gelen Google, 2012 yılı YouTube Reklam Liderleri'ni de açıkladı. Buradaki linkten ulaşabileceğiniz listede zirvede Nike 20.884.282 izlenme sayısı ile karşımızda iken, 20. sıradaki 3.885.113 tıklanma ile yer alan Old Spice'e kadar uzanan listede; Pepsi, Audi, VW, Samsung, Honda, Toyota gibi dünya markaları sıralanıyor. 

Listede yer alan 20 reklamın izlenme sayılarını topladığımızda karşımıza çıkan sayısı ise: 248.452.969 Bu sayının 147.351.017 adeti ilk 10 sırada, 101.101.952 adeti de ikinci 10'da yer alıyor. Ayrıca yayınlanma tarihlerine göz attığınızda, bu sayılara ulaşan reklamların çoğunun yılın ilk çeyreğinde olduğunu görüyorsunuz. Bu liste Amerika Birleşik Devletler menşeli reklamları içeriyor kuşkusuz ancak ABD'nin gerek pazarlama/reklam boyutunda, gerekse de genel ekonomi boyutunda Dünya'daki rolü, listenin küresel önemini açıkça ortaya koyuyor.

19 Aralık 2012 Çarşamba

Maya'nın Peşinde Kampanya Mayalama...

"Gizemli, bilinmeyen, fizik ötesi güçler ve olaylar herkesin ilgisini çeker. Bilinmeyene ulaşma, geleceği görmek gibi gizemli konular her daim gündemde olunca hali ile bir pazarlama konusu olup çıkıyor" diyen Nazan Günay hocamız, 21 Aralık ve Şirince'yi mistik pazarlama kavramı özelinde açıklamaya çalışmış ve asıl önemli olanı; bu fırsattan nasıl fayda yaratılabileceğine yönelik zihinleri açmıştı. 

Elbette getirileri çok daha fazla ve sürekliliği olacak olmakla birlikte, uzun vadede fayda yaratacak fırsatlar, kısa vadeli fırsatlar kadar heyecanlandırmıyor günümüz markalarını. Herkes yine kısa vadede 21 Aralık kıyamet gündeminden kendime nasıl pay çıkarabilirimin peşinde. Pazarlamanın gündemi sıkı takibi gerekliliğini saklı tutmakla birlikte suyunu çıkarmama gerekliliği ile ilgili düşüncemi bir önceki yazımda Noel Baba özelinde vermeye çalışmıştım. O yüzden bu sefer, "gündemi kullanacaklar tabi" sınırlarında kalarak 21 Aralık'ı reklamlarında, kampanyalarında kullananlara göz atalım...

9 Aralık 2012 Pazar

Noel Baba: Bu değil, bunlar hiç değil...

Ren geyiklerinin çektiği kızaklara doldurduğu oyuncakları, evlerin bacalarından çocuklara ulaştırması ile tanıdığımız Noel Baba, uzunca bir zamandır ajansların bacalarından reklam senaryoları atan biri oldu çıktı. Ayrıca Ali Ağaoğlu'ndan da beter; her reklamda kendisi oynamakla kalmıyor, bir çok farklı markanın celebrity'si olarak karşımıza çıkıyor. 

Aralık ayının henüz ilk haftasında karşımıza kolbastı oynatırken de; tatile çıkıp, hediye işini bankaya bırakırken de çıkabiliyor. Aralık geldiği an Noel Baba'yı göreve çağırma ritüeli yine değişmiyor anlayacağınız.


İndirim: Ne Onunla Ne Onsuz!

Pazarlama geçmişinin en eski araçlarından olan ve sıklıkla kullanılan indirimin, kullanım sıklığı ile etkisi arasında ters bir orantı vardır. Bilhassa günümüze doğru yaklaştıkça, tüketicileri fethetmeye yönelik geliştirilen bir çok yeni pazarlama aracı, bu ters orantının katalizörü olarak indirimin değerini biraz daha altlara itmekte.

İndirimin artık günümüzde süresiz bir adaptasyon etkisine dönüştüğünü söylemek yanlış bir ifade olmaz. Hayallerini süsleyen arabaya sahip olman ardından zaman içerisinde yitirdiğin haz; sıcaktan piştiğinde aklından çıkmayan klimaya kavuşman ardından tez zamanda unuttuğun pişmişlik durumları ile iki yönlü tasvir edebileceğimiz adaptasyon(alışkanlık) etkisi, indirimin getirilerindeki erozyonu oldukça uzun bir vadede yaşatıyor günümüzde.

25 Kasım 2012 Pazar

Farkındalığı Faydalıdır: Alternatif Maliyet...


Bir tercih yapma gerekliliği, vazgeçmenin doğuşudur. Akıllar, deneyimler tercih edilen etrafında gelişirken, süreç aslında vazgeçilenin kaybettirdikleri kadar gelişir. 

İktisatçı tanımı ile ifade etmek gerekirse, kıt kaynaklar içerisinde yapılan seçim ardından vazgeçilen alternatif veya alternatifler; fırsat maliyeti(alternatif maliyet) olarak adlandırılır. Ancak iktisat boyutundan çıktığınızda direkt maliyet kadar sabit bir sonuca ulaşmak olanaksızdır. Hatta değişkendir. Katlandığın maliyete konu tercihinle süreç içerisindeki deneyimin, alternatif maliyeti artırabilir veya azaltabilir.

19 Kasım 2012 Pazartesi

Bir "İyi Reklam" / Bir "İyi İnovasyon"

Son günlerde çok beğendiğim iki pazarlama örneğine kısaca değinmek, naçizane tebriklerimi iletmek istedim. Bunlardan biri çok başarılı bir reklam kampanyası, bir diğeri yerinde bir inovasyonu temsil ediyor.

Reklam; Coca-Cola'nın #bimilyonneden reklamı... Harika bir düşünce, harika bir uyarlama ve harika bir felsefeye sahip. 1 numara olmak kolay değil. Coca-Cola'nın neden en iyi olduğuna yönelik belki milyon değil ama onca sebep sıralanabilir ancak özellikle son yıllarda Pepsi ve Coca-Cola reklamlarını oturup izlerseniz diğer sebepleri sıralama ihtiyacı hissetmezseniz. O zaman bu reklamı buraya da not edelim: