Bu Blogda Ara

TED etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TED etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Böceklerin Lezzeti

Günlük seçimlerimizin çoğu, uzun uzun düşünülerek verilmiş kararların sonuçlarıymış gibi görünse de William James'in dediği gibi "bütün hayatımız, bir yığın alışkanlıktan başka bir şey değil". Yemeden içmeye, en ilkel seçimlerimize kadar...

Mide ile sıkı ilişki içerisindeki iğrenme duygusunu bugünün insanına en çok yaşatan böceklerin, dünün insanlarının en önemli besin kaynaklarından olması da her iki ayrı zamandaki insanın alışkanlıklarında gizli aslında. 

Asırlar önce böceklerle beslenen hayvanlardan ilham alarak böcek yemeye başlayan insan, böceklerin temel gıda ihtiyacını karşılaması yanı sıra lezzet rolünü de ona verdiler. Bugünkü ahtapot ve yengecin görevinin bir benzerini mesela, Antik Yunanistan'da ağustos böceğine vermişler; ağustos böcekleri o dönemin lüks aperatifleriymiş. Gel zaman git zaman tarımı keşfetmeye başlayan insan hayvanları da evcilleştirmeyi öğrenir. Bu öğrenimlerle davranış değişikliğine başlayan insan, göç ile tüm dünyaya yayılarak çiftçiliği de yaygınlaştırır. Artık çiftçi olan insan için böcekler, hasatlarına zarar veren haşerelerdir... Kentleşme ile birlikte geçmişle bağını iyice koparan şehir insanı için de artık böcekler rahatsızlık veren küçük canlılardan başka bir şey değildir...

Peki, böceklerle yeniden barışabilir mi insan? Peki ya özellikle yiyecek sorunu olan gelişen ülkeler için bir fırsat olabilir mi? 

 - %80'e kadar vücudun hayati yapı taşı olan protein içermeleri yanı sıra yağ, lif, vitamin depoları olmaları,
 - inek etinden daha fazla demir içermeleri,
 - düşük maliyetleri

gibi potansiyelleriyle onu önemli bir atıl kaynak olarak kabul edebilir miyiz? O zaman izleyelim: 



Not: TED-ed son zamanlarda internette en çok vakit ayırdığım yerlerden. Asıl hedef kitlesi olan çocuklar içinse muhteşem bir kaynak. Türkçe altyazı seçeneklileri olsa da çocuklar için takibi zorlayıcı bir hızda. Umarım bir hayırsever Türkçe seslendirilmiş TED-ed videoları ile  hem vatana millete hem kendisine büyük bir fayda sağlar. :)

18 Ekim 2013 Cuma

Kaliteli Bir Yaşam Sırrı olarak MARKA

Bir ülkenin kültürü, değeri, tarihi, insanı, coğrafyası... Hepsi günümüzde o ülkenin markaları kadar anlamlı... Ülke sınırlarının şeffaf çizgilerle çizildiği günümüz dünyasında, ülkeleri; "güçlü/zayıf", "gelişmiş/gelişmekte olan/gelişmemiş" gibi sınıflara ayırdığınızda, o ülke markalarının da aynı sıfatlara sahip olduklarını göreceksiniz. 

Toplu tüfekli savaşlar, tarihin günümüze taşıdığı nostaljik ve ilkel savaşlar artık. Zaman zaman patlak veren bu tip savaşların yanında her gün markalar ile yaşanan kora kor savaşların galipleri, halkına bu zaferlerin ışığında kaliteli yaşam şansı sunuyor. Her geçen gün fethettikleri yeni coğrafyalar sayesinde dünyada da söz sahibi oluyorlar. 

Markaları ile birlikte kültürlerini ihraç eden ülkeler, damak tatlarımızı, müzik zevkimizi de değiştirmeye başlıyor. Güçlü markalara sahip ülkelerin mutfaklarına gidiyoruz, onların müziğini dinliyoruz. Satın alma gücü paritesini bile Big Mac sayesinde ölçüyoruz. 

15 Şubat 2011 Salı

Üç Yaşındaki Çocuk Altı Yaşındaki Çocuğun Yarısı Değildir...

Doktor ol, avukat ol, mühendis ol... Boğaziçi'ni kazan, ODTÜ'yü ilk tercih yap... Son yılların vazgeçilmez ebeveyn söylemleri. Yetenek sorgulaması yapmadan, ilgi alanını tespit etmeden ve hatta saygı duymadan sadece rasyonel düşünerek (aslında kendi hazsal ihtiyaçların da yeri var) yapılan bu sorgulamalar kuşkusuz ülkemizin de en büyük sorunlarından aslında. Dolayısıyla eğitim sistemimizin sorgulanması gerektiği nokta. Aslında değil üniversitede okunacak bölüme şartlandırma (iyi bir bölümde, iyi bir üniversitede okumaya zorlama); üniversite okuyup okumama tercihini bile bırakmalı mı çocuğa?



Bu arada Fatmanur Erdoğan'ın yorumunu da atlamayın...