Bu Blogda Ara

interaktif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
interaktif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2009 Salı

Hızlı Ol Kuruşlarla Kazan...


Günümüzde alışverişin salt ihtiyaçların giderilmesi boyutundan, zevk boyutuna taşındığı aşikar. Yalnızca ihtiyaçlarımızı gidermek için para harcamıyor, hedonik ihtiyaçlarımızı bazen zorunlu ihtiyaçlarımızın önüne taşıyoruz. Ürünler de bu düşünceyle gelişim ve çeşitlilik gösteriyor ve pek tabii piyasalar da.

Alışverişimize heyecen katmanın, tatminimizi artırmanın ve karlı çıkabilmenin bir yeni yolu daha var: HOK... Yani "Hızlı Ol Kazan". egrafiker.com ekibi yeni projesiyle günümüz çağdaş pazarlama anlayışına yeni bir vizyonla dahil olmuş. Kazan-kazan zihniyeti üstüne kurulu olan www.hizliolkazan.com mağazası açık artırmaya çıkardığı ürünlerle sanal alemde tüketiciler arasında rekabet yaratarak, düşük maliyetle büyük karlar vaad ediyor. Olası kandırılma düşüncesi riski de şeffaflık ilkesi ile ortadan kaldırılmış. Çünkü "Açık artırmalar şeffaf bir şekilde herkes tarafından anlık takip edilebilmekte ve açık artırma sonuçlandığında detaylı bir şekilde verilen tüm teklifler kullanıcı adı, zaman, mikro zaman, ip adresi vb bilgilerle verilmektedir."


Fazla anlatmaya gerek yok.: girin, ürünleri inceleyin ve teklifinizi verin. Kim bilir belki 6 lira 45 kuruşa 5 gr. külçe altın sahibi olursunuz... ;) Üstelik bu fırsatı ilk duyanlar kitlesinde yer aldığınızdan çok daha şanslısınız. Sayfayı ziyaret ettiğinizde kazananlar linline tıkladığınızda ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız...

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Mobil Mecra'da Tüketiciye Dokunuş

Reklam bombardımanına tabii olduğumuz çağımızda bizi bu bombardımana tutan yeni ve önemli mecralardan birinin de mobil mecralar olduğunu "Reklam Mecraları" yazımda da belirtmiştim. Artık hemen her gün bir markadan reklam sms'i alıyoruz. İlk zamanlar da bizlere farklı gelmesinden ve alışılık olmadığımız bir uygulama olduğundan sonuna kadar okuduğumuz bu mesajları artık okumaz olduk. Okusak bile duyarsız kalıyoruz.

Pek tabii bunda artık her türlü reklamdan usanmışlığımızın etkisinin yanı sıra markaların bu mesajlardaki bize hitap şekilleri ve bu mesajların sadece reklam özelliği taşıyıp bize herhangi bir ek fayda sunmaması önemli etken.

İnteraktif Pazarlama Dergisi'nin 2. sayısında Sayın Yiğit Kulabaş'ta bu konuya değinmiş. Müşteri İlişkileri Yönetimi(CRM) açısından baktığı yazısında markaların Berber Şükrü kadar bile kendisine ulaşamadıklarını belirtmiş. Bir arkadaşına berberinden gelen; "aynaya bak, zamanı geldi" mesajını içeren bir sms geldiğini ve etkili (ve harekete geçirici) hitap şeklini dev markaların başaramadığını belirtmiş. Bu markalardan gelen smslerin çok tekdüze olduğunu ve etkisiz olduğunu söylemiş kısaca. Bu keyifli yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

Kulabaş'ın bu yazısını okuduktan sonra, aklımda geçenlerde yüksek lisans derslerimden birinde bir arkadaşımın mobil pazarlamayı anlatırken aklıma gelen bir fikir yeniden canlandı. Arkadaşım sunumunda yurtdışında bluetooth'un da reklam mecrası olarak kullanıldığından bahsetmişti kısaca. Aklımda hemen şu senaryo canlandı ve sınıfta da paylaştım: "Bir mağazaya giriyorsunuz ve hemen girerken "Lütfen bluetooth'unuzu açın" veya daha samimi ve harekete geçirici bir şekilde "Şu an mavi dalga içerisindesiniz, lütfen bluetooth'unuzu açın ve fırsatları kaçırmayın!" şeklinde bir yazı olsa. Bu yazıyı görüp bluetooth'unuzu açtığınızdan bir süre sonra bir bluetooth iletisi alsanız ve mağazadan gönderilen bu iletide, "değerli müşterimiz şu anda baktığınız herhangi bir ürünümüzü alın ve kasamızda X hanımın yanına gidin ve %30'unu sizin yerinize biz ödeyelim" tarzında bir mesaj olsa, etkili ve harekete geçirici bir uygulama olur gibime geliyor. Hatta cihaz adım Yiğit ise; değerli müşterimiz yerine Yiğit Bey ibaresi daha da etkili olabilir."

Önceki bir kaç yazımda da belirttiğim gibi, günümüzde tüketicinin kalbine dokunmak ve onları harekete geçirmek için hitap şekli çok önemli. Bir de bunu onları şaşırtarak ve farklılaşarak yapabilirseniz "ballı ekmek kadayıfı."

18 Nisan 2008 Cuma

Hoşgeldin IP

Elbette hoş gelen bilgisayarlarımızın Internet Protokolleri değil, Marketing Türkiye'nin sektöre yeni armağanı İnteraktif Pazarlama Dergisi.
İnteraktif Dünya'nın her alanı sarması ve özellikle pazarlama ile işbirliğinin geldiği nokta sanırım bu dergiyi zorunlu kıldı. Uzun zamandır sektör dergilerinin bir çoğunda interaktif sayfalarıyla karşılaşıyoruz, interaktif konulu haberleri okuyoruz. Hızla artan bloglar, mobil pazarlamanın gelişimi, e-ticaretin ticaret hacmi içerisinden aldığı payın yükselişi interaktif pazarlamayı çok önemli bir hale getirdi. Esasen artık Dünya'nın sanal alemde dönmeye başlaması, tüm bilgilerin, özellikle de en güncel olanlarının elektronik ortamlarda yer alması bunun en güzel açıklaması sanırım.
İnteraktif dünyadaki gelişmeleri çok daha yakından inceleyebileceğimiz, uzman görüşleriyle vizyonumuzu geliştirebileceğimiz, tavsiyeler alacağımız bir dergimizde var artık ve sadece interaktif pazarlama alanında uzmanlaşmış bir dergimiz. 15 Nisan 2008 tarihiyle yayın hayatına başlayan IP'nin Genel Yayın Yönetmenliğini Günseli Özen Ocakoğlu, Yazı İşleri Müdürlüğünü ise Burçin Tarhan yürütüyor. Bu müjdeli haberi Sayın Tarhan ile bir konu hakkında yazıştığımız mail ve Marketing Türkiye web sitesindeki haberden aldım ve burdan da paylaşmak istedim.(Her zamanki gibi dergimide gidip aldım tabi :))

Artık takip edeceğimiz yeni bir dergimiz daha var. Üstelik ekstra bir ücret ödemeye gerek kalmadan. Yani Marketing Türkiye almak için yeni bir neden daha. Yolun açık olsun IP :)