Bu Blogda Ara

Pazarlamasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazarlamasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2021 Pazar

Bir arı, ömründe yalnızca bir gram bal yapar.

 Pazarlamasyon Dergi için yazmıştım; iklim krizi üzerine düşünülecek onca konudan biri üzerine bir deneme. Okumak isterseniz şurada.




27 Aralık 2014 Cumartesi

2014'ün İlk 5'i

Bir yıl bitirip, bir yenisine geçerken adettendir; hak edene hakkını verip o yıla öyle veda edilir. 2014 yılında en çok okunanlarımı takdim ederken, okuyan, paylaşan ve katkılarını eksik etmeyen herkese çok teşekkürler. 


  1. Bu Yazıyı Amuda Kalkarak Okumayınız! Uyarılara ne kadar duyarlıyız? Ya da bizi uyaranlar ne kadar samimi? Ayrıca sosyal sorumluluktan öte bir eğlence veya bir duygu aracı olabilir mi uyarılar? Dil döndüğünce, akıl erdiğince bu soruları cevaplamaya çalıştığım yazım 2014 yılında en güzel tepkileri aldığım yazımdı.                                                                                        
  2. Cam Tavanı Çekiçlemek: Bir yönetim başarısızlığı, bir zihniyet sorunu olan, kadın-erkek eşitsizliğinin bir uzantısı cam tavan derlememde, yapamadıklarımız ve yaptıklarımız yanı sıra yapmamız gerekeni anlamaya/anlatmaya çalıştım. 
  3. Hayat Yanlış İşte Çalışmak İçin Çok Kısa: "Sevdiğin işi yaparsan ömrün boyu çalışmazsın" demiş Konfüçyüs. Her zaman elimizde değil belki, bazen de farkında değiliz hatta. Ama işin yanlış veya doğru kısmını anlamak bir yana, hayatın çok kısa olduğu kesin. Ve bu hayatın büyük bir kısmını feda ettiğimiz yer ve zamanda mutlu olmak kadar mutlu etmeyi de bilmeli insan. 
  4. Erkeğin Lovemark'ı Berberidir: En keyif aldığım yerlerden biri berber koltuğu. Ayrıca yalnızda değilim ve hiç de az değiliz... 1800'lerin sonlarında başlayan bir hikaye ile sosyal gücünü de anlattığım bu yazım en keyif aldıklarımdan biriydi. Göründüğü kadarıyla başkalarına da keyif verdi.
  5. Beyaz Pazarla'ma! Pazarlamaya ırkçılık bir tek karşı koyarken yakışıyor kuşkusuz. Ama tarih boyunca farklı düşünenler de hiç az olmamış.

Az da olsa öz yazmaya çalıştığım Pazarlamasyon yazılarımı da buraya not edeyim. 

Herkese hayatının en güzel yıllarından birini geçirmesini dilerken, 2007 doğumlu marketman-onair ile 2015'te de sık sık bir arada olma umudumu da araya sıkıştırayım. 

3 Ağustos 2014 Pazar

Affluenza Işığında İsraf!

Birçok fırsatta tavsiye etmeye çalıştığım çok değerli bir yazı var; tüketim kültürünün yarattığı hastalık olan bir affluenza derlemesi... Hep daha fazlasını isteten ve daha fazlası elde edildikçe mutsuzluğu artıran bu hastalığın israf özeline inerek, 'belki de bu hastalığa kapılmış olmanın verdiği uyuşmuşluğun da etkisiyle' pek dert etmediğimiz derdimiz üzerine naçizane derlememi pazarlamasyon'dan okuyabilirsiniz. Katkılarınızla da çok mutlu edersiniz...
Görsel kaynağı: http://www.globaltimes.cn/ 

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Kamu'nun Spotu

İyi niyet en fazla mevcut durumu korur, gerçek iyilik harekete geçirici eylem gerektirir... Kamu yararına bilgilendirici / bilinçlendirici / eğitici mesajlar verme motivasyonundaki kamu spotlarında da durum aynıdır. Kamu spotlarının potansiyeli üzerine biraz düşünmemiz için Pazarlamasyon'da biraz lafladım. Buradan devam edebilirsiniz...


21 Mayıs 2014 Çarşamba

Güldüren Reklamlar 101

Kadınlar kendini güldüren erkeklerden hoşlanır mı tartışıladursun, tüketicinin kendisini güldüren reklamlardan hoşlandığı kesine daha yakın bir gerçek gibi... 

Tüketicinin ilgisini çekme derdindeki markanın gücüne inandığı en önemli stratejilerdendir güldüren reklamlar. Göründüğü kadar da kolay değildir maalesef. Moliere'in "insanları aldatmak, güldürmekten çok daha kolaydır" düşüncesi reklam dünyası için de geçerli. Belki tez konusu olabilecek, kitap yazılabilecek bir derinlikte olsa da, özellikle sıcak yaz günlerine doğru yaklaşırken "Güldüren Reklamlar 101" tadındaki yazımı pazarlamasyon için yazdım. Okumaya buradan devam edebilir, her türlü katkınız ile mutlu edersiniz...



17 Ocak 2014 Cuma

Bazen de Pazarlamamalı!

Bazen karşılayamayacağın bir taleple karşılaşırsın. Bazen müşterin kadar müşterin olmaması gerekenleri de tanıman gerekir. Toplumsal fayda ise zaten vazgeçilmezin... Samimi olmaya da mecbursun, tüketici artık her şeyin farkında! 

Pazarlamama (Demarketing) nedir, Pazarlamasyon'da anlatmaya çalıştım. Buradan devam edebilirsiniz...

27 Kasım 2013 Çarşamba

Kasım'da Tüketim Başkadır...

Teknoloji, rekabet, iletişim, eğitim, kültür... Dünya yaşlandıkça hemen hepsi gelişiyor; gelişim ile birlikte de rasyonel insanın rasyonelliğinin artması bekleniyor. Ama özellikle tüketim söz konusu olduğunda beklenti ile sonuç bir birine pek yakın yerlerde gezmiyor...

Çağımızın en önemli sorunlarından tüketim çılgınlığının en somut örneklerinden olan iki önemli pazarlama günü ile bunların düşmanı olan gününü Kasım ayının son 4-5 gününe sıkıştıran Amerika'nın Kara Cuma, Siber Pazartesi ve Satın Almama Günü'nü, Pazarlamasyon'da özetledim. İyi Okumalar...

3 Eylül 2013 Salı

Dağları Yerinden Oynatan Gerçekler Değil, İnançlardır...

Fethedilmeyi bekleyen milyonlarca müşteri ve fetih hayalleri için yaman bir savaş içerisindeki binlerce marka... Ve bu savaşın en değerli silahı: hikayeler...

Bugün yüksek lisans programlarına konu olan hikaye anlatımı, bir mülakatta da "bize hikayeni anlat" sorusu ile karşınıza çıkabilir. Kutsal kitapların bile hikayeler üzerine kurulduğunu düşündüğümüzde gücünü biraz daha idrak etmemizi kolaylaştıracak; markalar yanı sıra, kişisel olarak da büyük ihtiyacımız olan hikaye anlatımının genel bir derlemesi için buradan devam edebilirsiniz... 

27 Haziran 2013 Perşembe

Müşteri Portföyündeki %20'yi Zor Tutuyoruz!

Cep telefonunuzda son bir aylık aramalar listesine göz atın, sonra da rehberinize.. Kabaca bir hesap yaptığınızda onca kayıtlı kişi arasında sadece sınırlı bir kısmı aradığınızı göreceksiniz. Muhtemelen bu kısım, rehberdeki kayıtlı kişi sayısının %20'si dolaylarına tekabül edecektir.

Ülkedeki gelir dağılımına baktığınızda da, kabaca gelirlerin %80'nin, nüfusun %20'sinin elinde olduğunu görebilirsiniz... Bir çok benzer örnekle çoğaltılabilecek olan %80 ve %20 ilişkisi, bir ilkeye dayanır.

Etkilerin kabaca %80'inin etkenlerin %20'sinden kaynaklandığını iddia eden bu ilke "Pareto İlkesi" olarak adlandırılır. Pareto ilkesinin marka boyutundaki etkisini yalın bir şekilde Pazarlamasyon'da ifade etmeye çalıştım. Okumak için buradan devam edebilirsiniz...

9 Mayıs 2013 Perşembe

İyilik Satmak...


"Her şeyden önce iyi olalım, ondan sonra mutlu oluruz" demiş J.J.Rousseau.

İyilik bir maneviyatı temsil etse de her türlü başarı arayışına da hizmet eder.

 İyiliğin, markalara hizmetini Pazarlamasyon için yazdım. Okumak için buradan devam edebilirsiniz...