Bu Blogda Ara

27 Eylül 2018 Perşembe

Acelen Nereye?

Yine her zamanki koşturmacalı bir gün içerisinde aklına düşer bazen insanın; "ya ben ne yapıyorum" anı yaşarsın. Ama o da bir "an" olup geçer, koşturmana devam edersin.

Peki, tarih bilgeliği kaplumbağaya verdiyse, biz neden tavşana öykünüyoruz?

Satırlar arasında yavaş yavaş gezinmeni çok istediğim birşeyler derledim bu sefer. Tam ŞURADA.


17 Eylül 2018 Pazartesi

Patatesin Nesi Güzel Olur?

İrlanda'nın 19. yüzyılda patates yüzünden yaşadığı felaketin, kaybettiği milyonlarca insanın hikayesinin hemen yanı başında da patates gündemdi. Bugün hala zaman zaman pişirilip önümüze konulan patates hikayesinin merkezindeki İrlanda'nın etrafında gezinerek, oralardaki patates hikayeleriyle düşündüm biraz.

ŞÖYLE birşeyler çıktı ortaya merak edersen.

29 Temmuz 2018 Pazar

Parmak(lık)lar Ardındaki Yetenek...

Sahketar olduğunu iddia edip, kendisini 18 ay hapse mahkum ettiren bir ressamın hikayesi ilginizi çeker mi?

"Peki bunu neden yapar bir insan" alt metinlerinde de gezindim biraz.

ŞURADAN lütfen!

16 Temmuz 2018 Pazartesi

Bir Dönemin Bilinçaltı Bu Desenlerdeydi Desem?

Bir ülkenin kollektif bilinçaltını dönemin desenlerinde bulabilir miyiz? Tartışma her türlü yoruma açık, ama o dönemi yaşayanlar olarak aşağıdaki gif'in bilinçaltında bazı anılar canlandıracağına emin gibiyim. Gif'e dalıp gitmen bitince de ŞURADAN devam edip, hem bu gif'i oluşturduğum o muhteşem arşivle tanışmanı, hem de o dönemi biraz daha hatırlamanı isterim.



5 Mayıs 2018 Cumartesi

Haftada 4 Gün, Günde 4 Saat Çalışmak İçin Yaşasın Robotlar!

Dünyanın en çok çalışan (saat olarak!) ülkeleri listesindeki zirdekilerden olarak başlıktaki sürelerden heyecanlanıyor musunuz yoksa gülüp geçiyor musunuz bilemem ama ben bir şeyler denedim, derledim... Gülmesi bitenler ve heyecanlananlar için, bir tık uzağınızda: https://medium.com/türkiye/şu-robotlar-gelsin-artık-da-biz-biraz-oyun-oynayalım-7f50d4c88317

24 Nisan 2018 Salı

Zeki, Çevik ve AHLÂKLI

"Ahlaka dair bildiğim ne varsa futboldan öğrendim" diyen Albert Camus elbette çok daha kapsamlı bir analiz yapıyordu bu denli kısa ve dolu yazarak ama bu sözünün gölgesinde oturup bir yerinden tutmak istedim ben de.

Şöyle: https://medium.com/türkiye/ahlak-terletmek-3504f9135ec3

11 Mart 2018 Pazar

Konuşa Konuşa Ağaçlar, Koklaşa Koklaşa...

Aynen böyle... Konuşuyorlar, koklaşıyorlar, göç ediyorlar, sevinip, korkuyorlar. Çok tanıdık ama bir o kadar da yabancı komşu uygarlık ağaçlar ile ilgili enfes gerçeklere hepimizin ihtiyacı var. Buradan devam lütfen: https://medium.com/türkiye/tanısan-seversin-aslında-a81ec2d03b4b 

17 Şubat 2018 Cumartesi

Tarihin Büyük Çoğunluğunda Anonim Diye Bildiğimiz Şey Kadına Aitti*

Kitaplar yazıyorsun; dönemini geçtim ölümünün ardında da milyonlara ulaşan klasikler haline geliyor. Ya da, gün geliyor vatandaşı olduğun ülkenin parasının üstüne resmini ve resminini altına adını basıyorlar. Zamanında yalnızca "bir kadın" olan adını...

"Bir Kadın" aslında "Anonim" diye bildiğimiz nice güzelliğin imzası. Ve bu özetin çokçası: https://medium.com/türkiye/anonim-aslında-kadındı-e8853ce99dd8

27 Ocak 2018 Cumartesi

İnsan Değişmez, Tercih Yapar!

"Sanatın en yalın ve haliyle en kapsayıcı tanımlarından biri olan “sanat, zekânın malzemeyi kullanmasıdır” tanımını seviyorum. Zekâ’nın; insanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamını ifade ettiğini hatırlayarak…"

...diye başladım ve insanın dünya üzerinde var olmaya başladığı günden itibaren, herşeye karşın değişmeyen sabitleri üzerine birşeyler derleyerek, "iyi olmak ya da kötü olmak; işte tüm mesele bu" diye bitirdim. Buraya tıkla ve oku istersen.

4 Ekim 2017 Çarşamba

İyimser Olmaya Cüret Etmelisiniz!

Görsel Kaynak:
 http://www.humanresourcesonline.net/optimistic-work-really-help/
Pencerede lapa lapa yağan kar manzarası, sobanın üstünde kaynamak üzere olan çayın sesi… Kabuğuna yediği kesikten sıyrılmaya çalışırkenki çıtırdılarla eşlik ediyor kestane… Duvarda asılı radyoda şimdilik haberler var ama birazdan TRT Ankara Korosu sazı eline alacak. Sobanın közünü söndürmeyi unutmazsam, yeni günün güneşini şuracıkta sızıp kalmanın günaydını ile karşılamak harika olacak…

Bu “arındırılmış” tasvirlere belki kitaplarda denk geldin, belki filmlerde benzer bir sahne izledin ve hatta belki de yaşadın. Peki, gerçekten mutlu ve huzur dolu yaşamların izleri mi bunlar? “Arındırılmış” kısmını açmadan cevap vermek, hayatları hayal yapar… Ne diyor Matt Ridley; “Tuvalet ihtiyacını evin dışındaki bir çukurda gidermek zorunda olmayınca, köylünün hayatına duyulan melankoli hissini cilalamak kolaydır.”

Riddley’in can sıkan detayını biraz daha derinleştirmek mümkün. Geceyi o sobanın yanında geçiremeyip, buz kesmiş yatak odasına giderken bir yandan açılan uykunu tekrar getirmeye, bir yandan ısınmaya çalışabilirsin. Gün ağardığında evde su kalmadığı şoku ile bir kaç kilometrelik çeşme seyahati de seni bekliyor olabilir; dönüş yolu, litre litre dolu bidonların kollara binmiş ve her adımda ağırlaşan yüküyle dolu bir seyahat.