İrlanda'nın 19. yüzyılda patates yüzünden yaşadığı felaketin, kaybettiği milyonlarca insanın hikayesinin hemen yanı başında da patates gündemdi. Bugün hala zaman zaman pişirilip önümüze konulan patates hikayesinin merkezindeki İrlanda'nın etrafında gezinerek, oralardaki patates hikayeleriyle düşündüm biraz.
ŞÖYLE birşeyler çıktı ortaya merak edersen.
Bu Blogda Ara
17 Eylül 2018 Pazartesi
29 Temmuz 2018 Pazar
Parmak(lık)lar Ardındaki Yetenek...
Sahketar olduğunu iddia edip, kendisini 18 ay hapse mahkum ettiren bir ressamın hikayesi ilginizi çeker mi?"Peki bunu neden yapar bir insan" alt metinlerinde de gezindim biraz.
ŞURADAN lütfen!
16 Temmuz 2018 Pazartesi
Bir Dönemin Bilinçaltı Bu Desenlerdeydi Desem?
Bir ülkenin kollektif bilinçaltını dönemin desenlerinde bulabilir miyiz? Tartışma her türlü yoruma açık, ama o dönemi yaşayanlar olarak aşağıdaki gif'in bilinçaltında bazı anılar canlandıracağına emin gibiyim. Gif'e dalıp gitmen bitince de ŞURADAN devam edip, hem bu gif'i oluşturduğum o muhteşem arşivle tanışmanı, hem de o dönemi biraz daha hatırlamanı isterim.
5 Mayıs 2018 Cumartesi
Haftada 4 Gün, Günde 4 Saat Çalışmak İçin Yaşasın Robotlar!
Dünyanın en çok çalışan (saat olarak!) ülkeleri listesindeki zirdekilerden olarak başlıktaki sürelerden heyecanlanıyor musunuz yoksa gülüp geçiyor musunuz bilemem ama ben bir şeyler denedim, derledim... Gülmesi bitenler ve heyecanlananlar için, bir tık uzağınızda: https://medium.com/türkiye/şu-robotlar-gelsin-artık-da-biz-biraz-oyun-oynayalım-7f50d4c8831724 Nisan 2018 Salı
Zeki, Çevik ve AHLÂKLI
"Ahlaka dair bildiğim ne varsa futboldan öğrendim" diyen Albert Camus elbette çok daha kapsamlı bir analiz yapıyordu bu denli kısa ve dolu yazarak ama bu sözünün gölgesinde oturup bir yerinden tutmak istedim ben de.
Şöyle: https://medium.com/türkiye/ahlak-terletmek-3504f9135ec3
Şöyle: https://medium.com/türkiye/ahlak-terletmek-3504f9135ec3
11 Mart 2018 Pazar
Konuşa Konuşa Ağaçlar, Koklaşa Koklaşa...
Aynen böyle... Konuşuyorlar, koklaşıyorlar, göç ediyorlar, sevinip, korkuyorlar. Çok tanıdık ama bir o kadar da yabancı komşu uygarlık ağaçlar ile ilgili enfes gerçeklere hepimizin ihtiyacı var. Buradan devam lütfen: https://medium.com/türkiye/tanısan-seversin-aslında-a81ec2d03b4b
17 Şubat 2018 Cumartesi
Tarihin Büyük Çoğunluğunda Anonim Diye Bildiğimiz Şey Kadına Aitti*
Kitaplar yazıyorsun; dönemini geçtim ölümünün ardında da milyonlara ulaşan klasikler haline geliyor. Ya da, gün geliyor vatandaşı olduğun ülkenin parasının üstüne resmini ve resminini altına adını basıyorlar. Zamanında yalnızca "bir kadın" olan adını...
"Bir Kadın" aslında "Anonim" diye bildiğimiz nice güzelliğin imzası. Ve bu özetin çokçası: https://medium.com/türkiye/anonim-aslında-kadındı-e8853ce99dd8
"Bir Kadın" aslında "Anonim" diye bildiğimiz nice güzelliğin imzası. Ve bu özetin çokçası: https://medium.com/türkiye/anonim-aslında-kadındı-e8853ce99dd8
27 Ocak 2018 Cumartesi
İnsan Değişmez, Tercih Yapar!
"Sanatın en yalın ve haliyle en kapsayıcı tanımlarından biri olan “sanat, zekânın malzemeyi kullanmasıdır” tanımını seviyorum. Zekâ’nın; insanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamını ifade ettiğini hatırlayarak…"
...diye başladım ve insanın dünya üzerinde var olmaya başladığı günden itibaren, herşeye karşın değişmeyen sabitleri üzerine birşeyler derleyerek, "iyi olmak ya da kötü olmak; işte tüm mesele bu" diye bitirdim. Buraya tıkla ve oku istersen.
...diye başladım ve insanın dünya üzerinde var olmaya başladığı günden itibaren, herşeye karşın değişmeyen sabitleri üzerine birşeyler derleyerek, "iyi olmak ya da kötü olmak; işte tüm mesele bu" diye bitirdim. Buraya tıkla ve oku istersen.
4 Ekim 2017 Çarşamba
İyimser Olmaya Cüret Etmelisiniz!
![]() |
| Görsel Kaynak: http://www.humanresourcesonline.net/optimistic-work-really-help/ |
Pencerede lapa lapa yağan kar manzarası, sobanın
üstünde kaynamak üzere olan çayın sesi… Kabuğuna yediği kesikten sıyrılmaya çalışırkenki
çıtırdılarla eşlik ediyor kestane… Duvarda asılı radyoda şimdilik haberler var
ama birazdan TRT Ankara Korosu sazı eline alacak. Sobanın közünü söndürmeyi
unutmazsam, yeni günün güneşini şuracıkta sızıp kalmanın günaydını ile karşılamak
harika olacak…
Bu “arındırılmış” tasvirlere belki kitaplarda
denk geldin, belki filmlerde benzer bir sahne izledin ve hatta belki de yaşadın.
Peki, gerçekten mutlu ve huzur dolu yaşamların izleri mi bunlar? “Arındırılmış”
kısmını açmadan cevap vermek, hayatları hayal yapar… Ne diyor Matt Ridley; “Tuvalet
ihtiyacını evin dışındaki bir çukurda gidermek zorunda olmayınca, köylünün
hayatına duyulan melankoli hissini cilalamak kolaydır.”
Riddley’in can sıkan detayını biraz daha
derinleştirmek mümkün. Geceyi o sobanın yanında geçiremeyip, buz kesmiş yatak
odasına giderken bir yandan açılan uykunu tekrar getirmeye, bir yandan ısınmaya
çalışabilirsin. Gün ağardığında evde su kalmadığı şoku ile bir kaç kilometrelik
çeşme seyahati de seni bekliyor olabilir; dönüş yolu, litre litre dolu bidonların
kollara binmiş ve her adımda ağırlaşan yüküyle dolu bir seyahat.
4 Mart 2017 Cumartesi
Haklı Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı
Etrafımızda birçok insan var ve dijital dünyanın genişlettiği etraf, bu insan sayısını da katlayıp götürüyor. Direkt iletişimde olduklarımızdan, iletişim araçlarının nimetleri ile eninde sonunda maruz kalmak zorunda olduklarımıza kadar yüzlerce, belki binlerce insan… Haliyle çok çeşitli zihinlerle, kişiliklerle karşılaşıyoruz. Ama bu çeşitliliğin bir çelişkisi var; farklı ama (hemen) hepsi “haklı” olan insanlar.
Önce etrafınızdaki haklı insan sayısını bir düşünün, sonra haksız olduğunu kabullenen birini hatırlamaya çalışın…
Peki, nasıl bu kadar haklı olabiliyoruz? Neden haklıyız? Ve en merak ettiklerimden; insan kaç yaşından sonra haklı olmaya başlıyor? Bu kadar haklı olacak bilgiyle ne ara donanıyoruz? Ya da haklılık söz konusuysa bilginin canı cehenneme mi? Düşüncelerimize, kültürümüze, doğrularımıza olan bu sıkı sarılış iyi bir şey mi?
İnanmak başarmanın yarısı belki ama yanılmanın da tamamı bazen...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







