Bu Blogda Ara

hikayenin gücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hikayenin gücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2013 Salı

Dağları Yerinden Oynatan Gerçekler Değil, İnançlardır...

Fethedilmeyi bekleyen milyonlarca müşteri ve fetih hayalleri için yaman bir savaş içerisindeki binlerce marka... Ve bu savaşın en değerli silahı: hikayeler...

Bugün yüksek lisans programlarına konu olan hikaye anlatımı, bir mülakatta da "bize hikayeni anlat" sorusu ile karşınıza çıkabilir. Kutsal kitapların bile hikayeler üzerine kurulduğunu düşündüğümüzde gücünü biraz daha idrak etmemizi kolaylaştıracak; markalar yanı sıra, kişisel olarak da büyük ihtiyacımız olan hikaye anlatımının genel bir derlemesi için buradan devam edebilirsiniz... 

26 Haziran 2013 Çarşamba

Soğuk Çay, Soğuk İş...

Çaykur için en güçlü kamu markalarımızdan biri dersek, sanırım kolay kolay itiraz edeniniz olmaz. 1983 yılında Kamu İktisadi Kuruluşu olarak kurulan, 1994 yılında ise İktisadi Devlet Teşekkülü hüviyetine bürünen Çaykur, çay pazarının önemli oyuncularından kuşkusuz. Toplamda bakıldığında, arkasındaki kamu gücü, lehine mi aleyhine mi işliyor net ifade edebileceğim bir konu değil ama iletişim boyutunda "teşekkül" seviyesinde seyrettiği kesin...

Aslında uzunca süredir, ilk ve güçlü bir milli çaycımız olması nedeni ile Çaykur'un soğuk çay pazarına girmesini bekliyordum. Malumunuz, geçtiğimiz günlerde televizyon ekranlarında dönmeye başlayan reklamı ile Didi markası ile girdiğini de gördük. Lansmanını yaptığı reklamı önce bir kez daha izleyelim:


5 Temmuz 2012 Perşembe

Bana Hikaye Anlat...

Daha okuma yazma bilmeden sevmeye başlarsın hikayeleri... Bir hikaye anlatsalar da uyusam dersin içten içten... 

Hayal kurdurur, öğretir, ders verir, ufkunu açar hikayeler... Kendinden bir şeyler bulursun, farkında olmadığını fark edersin...

Yaşlandığında da anlatır da anlatırsın...

Kendi hikayeni, başkalarının hikayelerle paylaşarak yaşarsın...

Hikayenin gücü yeni bir şey değil ama her geçen gün değerinin daha iyi anlaşıldığı gerçek. Bunun en iyi bilincinde olanlar ve gücünü her alanda kullanmaya başlayanlar da markalar. Doğru hikayenin ve bunun doğru  anlatımının peşine düşen markalar haksız da değil. Çünkü hikayeler sizi en iyi anlatandır. Ben demeden seni anlatır. Samimidir.

Hikaye dinleyen, kendisini hikayenin bir yerine koymayı çok sever. Müşterini hikayenin kahramanlarından yapabilirsen çok şanslısın.

Hikayeni doğru yazman çok önemli. Ama bunun için doğru yaşamak daha da önemli. Bir gün hikayeni anlatacağını düşünerek doğru yaşa. Hikayendeki kahramanlara (müşterilerine) dürüst ol, iyi hizmet sun.

Kötü günlerin elbette olacak. Aman o günlerini başkalarına hikayelettirme. İyi tarafı ne kadar iyi ise kötü tarafı da o kadar kötü olur hikayenin. 

Hikaye ile masalı aman karıştırayım deme; masal anlatma sakın, hikaye anlat.

Geçmişin, en önemli kaynaklarından. Geçmişini kullanarak geleceğin hikayesini canlandır zihinlerde.

Sen de iyi bir dinleyici ol tabi. Hep anlatma, biraz da dinle. Onların da (müşterilerinin) çok iyi hikayeleri var.

Son olarak da bu hikaye bir gün bitecek deme. Sonsuz bir hikayenin peşinde ol. Hikayen destan olsun... Nesillerden nesillere aktarılsın. İşte o gün büyük markasın! 

8 Temmuz 2008 Salı

HİKAYENİN GÜCÜ

Tarihin ilk zamanlarından bu yana insanlığın iletişiminde hikaye önemli bir yere sahip olmuştur. Yaşanmışlıklar, deneyimler hikayeleri yaratmış, sonrakilere yol gösterici olmuştur. Efsanevi hikayelerle insanlar kendilerine tanrılar yaratmış, topluluklar, ülkeler kurmuşlardır. Birçok kişinin, topluluğun hayatını öğrendikleri hikayeler yönlendirmiştir. Hikayelerden dersler çıkarılmış, zaman zaman öğrenmek için zaman zaman gülmek için hikayeler aracı olmuştur.
Günümüze gelindiğinde hikaye gücünü artırarak varlığını sürdürmektedir. Normal iletişim gücünün ötesine geçmiştir. Hayatta başarılı olmanın gereklerinden biri iyi hikayeler anlatmaktan geçmektedir. Aynı zamanda da iyi hikayeleri dinlemekten. Bir işe sahip olabilmek için iyi bir hikayeye sahip olmalısınız, başarılı bir marka olmanız için iyi bir hikayeye sahip olmalısınız...

Annette Simons'da Hikayenin Gücü adlı kitabında hikayenin bu güçlerine değiniyor. Daha henüz kitabın kapağında sıralıyor:
- Hikayesi olmayan markaya müşteri yok...
- Hikayesi olmayan lidere iktidar yok...
- Hikayesi olmayan CEO'ya ikinci çeyrek yok...
- Hikayesi olmayan insana kariyer yok...

Kitapta, hikayenin önemi, nasıl kullanılacağı, nasıl anlatılacağı, nasıl dinleneceği bir çok yerinde örnekle sıralanıyor. Herkesin iyi bir hikayesi olması gerekir diyor Simons ve ardından ekliyor: Herkesin mutlaka iyi bir hikayesi vardır. Yapılması gereken bunun farkında olmak ve anlatmayı bilmek.

Geçenlerde bir arkadaşımın uluslararası bir şirketteki mülalatında şirket yöneticisinin beklentisini aynen aktarıyorum:
"Bana bir hikayeni anlat ve beni etkile..."

Evet artık şirketlerin aradıkları çalışanlar güçlü hikayeleri olanlar. En azından hikaye ile onları etkileyebilenler. Günümüzde etkileme ve iknanın gerektiği her alandaki en güçlü silah hikaye...

Amerika'da "master the art of storytelling" adı altında yüksek lisans programlarına giren, bir çok eğitimin ana konusu olan hikaye anlatımı konusunda en azından bu muhteşem kitabı okuyarak önemli bir bilince sahip olabilirsiniz. Belki bir gün bizim üniversitelerimizde de hikaye anlatımı yüksek lisans programları olur, en azından dersleri olur. Ancak o gün gelene kadar şu an sahip olabileceğiniz en iyi(hatta tek) Türkçe kaynak MediaCat yayınlarından çıkan Annette Simons imzalı "Hikayenin Gücü".