Bu Blogda Ara

Doğrular Ev Ürünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğrular Ev Ürünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2011 Pazar

Kötü Komik Top5

Reklamın iyisi kötüsü olmaz düşüncesini her zaman için oldukça sığ bulmuşumdur. Reklam zaman zaman marka bilinirliği artırma amaçlı da yapılıyor olsa en nihayetinde temel amacı satışa katkı sağlamasıdır. Evet bazı reklamlar kötü oldukları için çok konuşulur, çok paylaşılır ancak bu ona satış getirmek bir yana çoğu zaman olası bir satışın engellenmesine bile neden olabilir. Kötülerin ise genellikle güldürmek amaçlı yapılmak olanlardan çıkıyor olması ise sanırım tesadüf değil.

Güldürme, eğlendirme; bir espri üzerine kurgulanan kötü reklamlardan son yıllarda zihnimde derin yer edenlerden bir top5 listesi yapmak istedim. Çokca kötü reklama maruz kaldık kuşkusuz ve herkesin kendince iyi/kötü algısı farklı elbette. Ancak benim ilk düşündüğümde aklıma gelen en kötü komik 5'im aşağıda;

5 - KFC - Tombala: Kötü reklamların genellikle güldürme temalı reklamlardan çıktığının ispatlarından biri gibi sanki. Aslında bir çok kişi tarafından eğlenceli görülebilir. Özellikle Çarşılılar için.. Ancak buradaki kötü sıfatını yakıştımamın asıl nedeni tekrarlanmış bir düşünceden yola çıkmış olması... Beşiktaş'tan uzaklaştırılmasına neden olan "tombala" esprisine Alpet reklamlarında zaten maruz kalmıştık biz... Yaratıcılıktan uzak, yineleme kokması nedeni ile ve belki daha da önemlisi bu reklamın KFC gibi bir markadan çıkması nedeni ile listeye 5.sıradan giriş yaptı... (Taze bir reklam olması da etkili kuşkusuz; belki bir sene sonra zihnimdeki yerini kaybedecek bir reklam olacak...)





4 - Doğrular - Çapkın Çamaşırın Maceraları: Aslında bu reklam bana uzunca bir yazı bile yazdırmıştı. Çok fazla yinelemeye gerek yok. Aksini düşünen ve benim "neden kötü"mü merak eden yazımı okuyabilir.



3 - Ege Bal: Arı Vız Vız Vız: En büyük şansı; medyada çok yer almaması. Kuşkusuz kötü olduklarına kanaat getirip reklamı çekmelerinden kaynaklanmamıştır az yayın; bütçe kaynaklıdır ama isabettir.



2 - 11833: Fazla söze gerek yok... Birçğonuzun birinci sırasında olduğuna eminim.



1 - Saray/Sörf: Gol Yemem: Ve listenin birinci sırası... Üstünden 10 yıl geçmiş ancak zihnimden hiçbir zaman silinmedi. Ne yalan söyleyim bu reklam yüzünden halı sahada kaleye geçip gol yemişliğim var ama sörf yemişliğim yok. Rüşütünün Barselonadaki asıl başarısızlık nedeni olduğunu düşündüğüm reklam... Belki 10 sene önce oluşundan, belki de toplumun kaldıramayışından olsa gerek youtube veya diğer video paylaşım sitelerinde bulamadım reklamı. Ama sarayın kendi sitesinde var çok şükür. Linki aşağıda. Nefesinizi tutup tıklayın. (Ancak o videonun sonuda gol yememde kesilmiş; sörf tabi ki yerim yok.)

http://www.saraybiskuvi.com.tr/www/tr/reklam/tv/sorf30sn.html

Yazıyı, ulusal medyada yer almaması nedeni ile listeye sokmadığım ve bu nedenle mansiyon ödülüne layik gördüğüm İçenbilir Hacının Şalgamı ile kapatalım... İyi Seyirler.

2 Mart 2011 Çarşamba

DOĞRULAR ve Yanlışları...

Tesadüf bu ki tam bir sene önce bu zamanlar paylaşmışım "İçenbilir Hacının Şalgamı"nı... Kendi içinde bir yaratıcılıkla yapılan bu reklamı, bu günlerde dönen Doğrular Ev Ürünlerinin reklamını izlerken hatırladım. O gün yerel bir çalışmayı yalnızca keyif veren açısı ile ele almıştım. Şimdi işi biraz derinleştirelim. Bu sefer durum ciddi çünkü; ulusal boyutta dönen bir reklam kampanyası var. Yani önemli maliyetlere katlanılarak, nispeten küçük ama büyüme iştahlı bir markanın çabası var. O zaman önce bahsettiğimiz reklamı izleyelim...




Aslında bazı markalar bunu yapabilir; yani kendisinden bahsedilmesi, biraz gündem oluşturmak için reklamlarda amiyane tabirle "geyik"leşebilir. Ama geniş kitlelere yeni yeni ulaşan bir marka iseniz kaynaklarınızı daha etkin kullanmanız daha akılcı olacaktır. (Ayrıca kaynak sıkıntısı olmayan büyük markalar geyikleşebilse de bu boyutta olmaz tabi, yanlış anlaşılmayalım. "geyik" kısmı yine kaliteli olur. Bakınız: son zamanlardaki Vodafone Uçan Selim reklamı veya geçmişteki Vodefone Geyik Muhabbeti kampanyası... Bu başlıca apayrı bir konu.)

Doğrular Ev Ürünleri özelinde devam edelim... Öncelikle markanın sahip olduğu ürünler, özellikli ürünler değil. Yani tüketicilerinin çoğunun "marka" özelliğine pek önem vermediği ürün grubu: ütü masası, çamaşır kurutmalığı, profil merdiven vs... Bu ürünlerde tüketiciye sizin markanızın daha farklı olduğunu ve sizin markanızın seçilmesinin "şu şu.. " artıları olacağını kabullendirmek oldukca güç. Bu ve benzeri ürün gruplarından ürün bazlı reklam yapılacaksa, ürünün gerçekten alternatiflerinden neden farklı olduğunun açıkca ortaya konması gerekir. Tüketici bu markalı ürünü gördüğünde onun o farklı özelliklerini hatırlamalı; güldüğü reklamı değil. Mesela buna en iyi örnek İhsan Varol'un oynadığı Erpen reklamı:


biz diğerlerinden çook farklıyız erpen | izlesene.com




Elbette geniş kitlelere ulaşmada yeni olan, büyüme iştahlı bu tarz markaların bir başka reklam seçenekleri de "kurumsal reklamlar" olabilir. Markanızı tanıtırsınız, ürünler geri plandadır. Aslında Doğrular için bu daha doğru bir tercih olabilirdi. Çünkü doğruların esas faaliyet alanının, bugüne kadar ki büyümeyi getirenin fason üretimler olduğunu düşünüyorum. (Eğer öyle değilse bile bu alan bence bu ürün grubu için en iyisi) O nedenle son tüketiciye değil de sektörün büyüklerine (ulusal ve uluslararası) yönelik reklam yapmak daha iyi getiriler sağlayabilir. Ama markanın bu alanda son tüketici için farklı ve aranan bir marka olma isteği, çabası da takdir edilebilir...

Bu yazıyı yazmak aklıma gelince, sanal alemde de biraz araştırdım Doğrular'ı. Aslında günümüz pazarlama trendlerini takip etme çabasında bir görüntüleri var. Örneğin facebook'da kurumsal sayfaları var. 82 tane de takipçileri (umarım hepsi kendi çalışanları değildir). Youtube'da da varlar. Orada da 1 tane üyeleri mevcut!!!.

Her neyse; reklam filminden çok fazla uzaklaşmayalım; ana temamız orası. Özetle reklam filmini beğenmemekle birlikte, marka için faydasız buluyorum... Belki takip ediyorlardır gerçi ama, var olma çabalarında oldukları sanal alemde özellikle ekşi sözlük ve twitter'dan reklam tepkilerini okumalarını tavsiye ediyorum.

Reklamın iyisi kötüsü olmaz diye birşey yok.. Kötüsü olur, hem de çok kötüsü olur. Hele bir de ciddi paralar verilip yapılırsa çok ama çook kötü olur.


Not: Bu arada Doğrular resmi sitesinde "Bizden Haberler" kısmında site yöneticisi düğünlerdeki "seeee, see, ses 1-2" şeklindeki deneme tadında bir deneme yapmış ama orada da unutmuş sanırım. Çok önemli değil kuşkusuz ama gözüme takılmışken hem paylaşayım, biraz eğlenelim dedim hem de belki farkındalık yaratır, düzeltilmesine aracı olurum diye düşündüm.. Görmek için yandaki resime tıklayabilirsiniz.