İlk olarak Kevin Roberts dillendirmişti lovemark'ı, yani aşk markalarını... İnsanların onlarsız yaşayamayacağı markalar diyordu aşk markaları için; duyguların en güçlülerinden olan aşkı, bazen markalarda bulduğumuzu söylüyordu.
Bu Blogda Ara
29 Mart 2013 Cuma
Alışmak Sevmekten Daha Zor Geliyor...
8 Mart 2013 Cuma
Sevginin Yerini Şiddet Almasın...
8 Mart 1857 tarihinde ABD'deki bir fabrikada çıkan yangında çoğu kadın işçinin ölümü ile sonuçlanan facia ekseninde 1910 yılında Danimarka'nın Kopenhag kentindeki Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansındaki bir teklifin kabulü ile 8 Mart, Dünya Kadınlar Günü olarak anılmaya başlanır. Haliyle 1960 yılında ABD'de de 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmaya başlanması ardından daha da bir değer kazanan bu gün, 1977 yılında da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilir.
Günümüzün çok sayıdaki önemli günlerinin; Anneler Günü, Sevgililer Günü gibi parlayan yıldızları ardından hatırı sayılır değer göreni olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü hepimiz kadına şiddete hayır kampanyaları ile hatırlıyoruz. Artık gelenekselleşen dayak yemiş, işkence görmüş kadın resimleri ile karşımıza çıkan şiddet karşıtı kampanyalarda her yıl değişen yalnızca yüzler oluyor. Bu yılın en öne çıkan kampanyası olan "Uyumak İçin Ölümü Bekleme" de aynı tema üzerine konumlanmış.
Dünya'daki örnekleri de genellikle bu eksende. Özellikle başta ülkemiz olmak üzere, dünyada da kadına şiddet sorunu yıllardır çözüm bulunamayan fakat belki sıfırlanması mümkün olmasa da olabildiğince azaltılmak için duyarlı çevrelerce ısrarla üzerinde durulan bir konu. Dünya Kadınlar Günü'nün doğuş hikayesi de hakkını ararken şiddet gören ve ölüm ile sonuçlanan bir trajediye uzanıyor. Bunları düşündüğünüzde Dünya Kadınlar Gününün bu kampanyalar ile anılması doğal oluyor elbette. Ancak, kadınlara atfedilmiş bir günün, şiddet ekseninde ön plana çıkartılmasına itirazım var!
5 Mart 2013 Salı
Başınızı Dik Tutan Marka: SOLOTÜRK
Sesten daha hızlı hareket ederken biranda havada asılı
kaldığına şahitlik edebilirsin… Gökyüzünden döne döne yerküreye düşerken, kalp atışlarının
iyice hızlandığı anda dikilen burnu ardından Ay-Yıldız göğsü ile selam eder sana…
Her karşılaştığında tüylerini diken diken edebilme yeteneğine sahip bu markanın
adı; SOLOTÜRK
2013 gösteri sezonu ile birlikte 3. gösteri sezonuna merhaba
diyecek olan SOLOTÜRK; Türk Hava Kuvvetleri’nin 100.yılı etkinleri kapsamında
doğan ve F-16 uçağı ile gerçekleştirilen hava akrobasisidir. SOLOTÜRK nedir,
nasıl olunur, nasıl kuruldu, neler yapar ve kimler yapar gibi meraklarınıza
cevap bulabileceğiniz küçük bir röportaja buradan, biraz daha detay röportaja
da buradan ulaşabilirsiniz. Biz, mecramız doğası logosundan & tasarımından bahsedelim…
Logosuna ve uçak tasarımına imza atan Murat Dorkip, altın,
gümüş, beyaz ve siyah renklerine yer vermiş çalışmasında. Elbette Türk Hava
Kuvvetleri’nin sembolü kartal yanı sıra Ay-Yıldız da yerini almış. Altın rengi ile
sunulan Ay-Yıldız ile Türk Milletinin bayrağına ve bayrağının temsil ettiği
manaya verilen değer gösterilmek istenmiş. Uçağın üstünde yer alan gümüş yıldız
ile ise Türk Hava Kuvvetleri’nin 21. yüzyılın yıldızı olma ideali simgelenmiş. SOLOTÜRK
uçarken kanadının üzerinde görülecek olan mat siyah üzerine parlak siyah renkte
yerleştirilmiş kartalın, havacıların ruhundaki özgürlüğü ve kararlılığı
simgelediği; uçağın burun kısmına doğru uzanan siyah ve gri çapraz çizgilerin
ise havacıların hızlı düşünme ve karar verme, sürekli ilerleme ve sınır tanımama
gibi niteliklerini betimlediği belirtilmiş. Bahsedilen tasarım özetle, Türk
Hava Kuvvetleri Çağıyla Yarışıyor sloganının somutlaştırılmış
ifadesi olarak betimlenmiş.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

